Header Ads

İstanbul'da Çekilen Kısa Film "Schoolmates at Scutare" (1920'ler)

"Schoolmates at Scutare" adlı kısa film 1920'li yıllarda Amerika'nın Orta Doğu'daki misyonu kapsamında İstanbul'da çekilmiştir.

Film, Üsküdar Amerikan Kız Lisesi'nde öğrenim gören Polimnia ve okulun yurdunda kalan en yakın arkadaşı Mutena'nın gündelik yaşantılarından kesitler sunuyor.


Video İçerisinde Bulunan Metinler

  • 00:13 - Polimnia'nın sabah programında feribotla boğazı geçerek Anadolu yakasında bulunan tepelere tırmanmak var.
  • 00:36 - Polimnia'nın yurtta kalan en yakın arkadaşı Mutena.
  • 01:21 - Mutena  Ramazan ayı bugün bitiyor ve ben Polimnia'nın bayram tatilini kız kardeşimin evinde benimle geçirmesini istiyorum.
  • 02:11 - İstanbul minarelerinde yer alan kandillerin doldurulması gerekiyor.
  • 04:06 - Minarelerdeki ışık halkaları Ramazan Bayramı'nın geldiğini duyuruyor bizlere.
  • 04:42 - Küçük fincanlarda içilen şekerli Türk kahvesi ile akşam yemeği sonlandırılıyor.
  • 06:27 - İstanbul'da bayram tatilini değerlendirmenin çok çeşitli yolları var.
  • 07:46 - Tüm gün şekerler ısmarlanır.
  • 08:44  - Yol boyunca dizilmiş dükkanlar, acıkmış, şeker isteyen çocukları bekler.
  • 09:14 - Üç günlük tatilin nihayet sonuna geliyoruz.
  • 09:52 - Sizi "Pratice House" daki geleneksel akşam yemeğine davet etmek istiyorum. 
Pratice House : Okul, tüm öğrencilerini iyi birer ev hanımı olarak yetiştirmeyi amaçlıyor ve bu doğrultuda "Home Economics" dersi içerisinde uygulamalı olarak yemek pişirmeyi, dikiş yapmayı, çocuk bakmayı öğretiyordu. Öğrenciler "Practice House" denilen evde bir hafta kalıyor ve o güne kadar öğrendikleri becerileri sergileyerek yetenekli birer ev hanımı olduklarını kanıtlıyorlardı.

Üsküdar Amerikan Kız Lisesi

Okulun o yıllarını bizlere en iyi aktaracak isimlerden birisi 1928 mezunu olan ve mezuniyetinin ardından tam 37 yıl boyunca okulda müdür yardımcılığı yapmış Semiha Malatyalıoğlu'dur.

Semiha Malatyalıoğlu Üsküdar Amerikan Lisesi'deki anılarını şu şekilde aktarıyor: 

Okulun ilk yılları tabii ki bugünkünden çok farklıydı. Örneğin okulun yarısı tüm "study hall"u doldurabiliyordu. Anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lisedeki toplam öğrenci sayısı 242 idi. İlk yıllarda Türkçe dersleri yoktu. 9. sınıfın ardından eğitim üçe bölünmüştü. "Collegiate", "Commercial" ve "Home Economics". "Collegiate", kızları üniversite eğitimine hazırlıyordu. "Commercial" ticari hayata, "Home Economics" ise ev kadını olmaya yönlendiriyordu. Lise sınıflarında öğrenim gören öğrenciler arasında sadece 3 Müslüman öğrenci vardı. Bu öğrencilerden biri olan Semiha Malatyalıoğlu "Müslüman bir Türk olarak, dini bayramlarını ve yeni doğan Türkiye Cumhuriyeti, milliyetçilik bilincini, sınıf arkadaşlarıyla tam anlamıyla paylaşamamaktan" yakınırdı. O günler, Osmanlı İmparatorluğu'nun Türkiye Cumhuriyeti'ne dönüştüğü günlerdi. Lozan Antlaşması'nın ardından yeni eğitim yasası çıktı, diğer yabancı okullarda olduğu gibi anaokulu ve ilkokul bölümleri kapatıldı. Okul, Türkiye Milli Eğitim Bakanlığı'na ortaokul ve lise olarak eğitime devam etti. 1926'dan sonra, okulun kadrosu değişmeye başladı. Ama bunun yanında gerçekleşen en büyük değişiklik eğitim sistemine Türkçe derslerin eklenmesi olmuştur.
Genç Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında eğitime gösterilen ilginin artmasıyla birlikte, okul giderek Müslüman öğrencilerin de dikkatini çekmeye başladı. Türk öğrencilerin sayısı birden arttı. Okulun ders dışı aktiviteleri de çoğaldı. Tüm öğrencilerin dört gözle beklediği dans ve diğer aktivitelerin yer aldığı Geleneksel "Mayıs Günü" (May Day) kutlanmaya başlandı. Öğrenciler ayrıca ulusal bayram kutlamalarına da katılıyordu. Yıllar geçtikçe okul, Türkiye'nin geçirdiği değişikliklere adapte oldu.

Halide Edib Adıvar bu okuldan ilk lisans derecesi (1901) alan Müslüman Türk kızıdır. Okula ilk olarak kayıt ettirilmek için getirildiğinde yedi yaşında olan Halide, yaşı iki sene büyültülerek eğitime başlatılmıştır. Fakat bir sene sonra, bir talebenin jurnali üzerine Padişah II. Abdülhamid iradesi ile mektebden uzaklaştırılır. Eğitim hayatına evde devam eden Halide, Türk ve İngiliz hocalardan özel dersler alır. İyi derecede İngilizce öğrenir ve "The mother in the home"u hocasının da yardımıyla Türkçe'ye çevirir. Binlerce adet bastırılan bu kitap padişaha da takdim edilir. Bunun üzerine 1897 yılında Abdülhamid’in emriyle Halide taltif edilerek ona bir şefkat nişanı verilir. Birkaç yıl sonra da Halide’nin koleje dönmesine müsaade çıkar. Halide artık yatılı olarak okula başlar. Bundan sonra kolejin yüksek sınıflarına devam eder ve üç sene sonra 1901'de mezun olur.

Kaynak 1 Kaynak 2

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.